YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22104
KARAR NO : 2012/34483
KARAR TARİHİ : 11.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Suça sürüklenen çocuk …, (…) hakkında hakaret suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’un 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre,temyizi mümkün olmadığından sanığın bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanıklar …, …, … hakkında katılan …’e karşı dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik olarak sanıklar tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde
Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan ceza tayin olunurken 5237 Sayılı TCK’nun 157/1.maddesinde hürriyeti bağlayıcı ceza ile birlikte adli para cezası da öngörüldüğü gözetilmeden yazılı şekilde yalnızca hapis cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
3-Sanıklar …, …, … ve Suça sürüklenen çocuklar …,(…) … (…) hakkında katılan … …’a karşı dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik olarak sanıklar tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde
31.08.2004 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nun 223/8.maddesi gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
4-Suça sürüklenen çocuklar …, (…) ve … (…) hakkında katılan …’e karşı dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik olarak suça sürüklenen çocuklar tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde
5237 Sayılı TCK’nun 157/1.maddesinde yaptırım olarak hürriyeti bağlayıcı ceza ile birlikte adli para cezası da öngörüldüğü gözetilmeden suça sürüklenen çocuklar hakkında yalnızca hapis cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Diğer temyiz itirazlarının reddine Ancak
a-5395 Sayılı Yasa’nın 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuklar için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması,
b-Suç tarihinde 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun lehine olan, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5560 sayılı kanunla değişiklikten önceki 24.maddesi gereğince, atılı suçun, uzlaşma kapsamında bulunduğu dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 253/4.maddesi gereğince, taraflardan birinin reşit olmaması halinde, uzlaşmanın kanuni temsilcilere sorulması gerektiği gözetilmeden, sadece çocuğa sorulmakla yetinilerek, uzlaşmanın usulüne uygun uygulanmaması,
c-Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğinin 20/1-7.maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği takdirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
d-5237 Sayılı Kanunun 50/3.maddesi gereğince, fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuklar hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 1.fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlarından birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.04.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.