Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/22144 E. 2013/5975 K. 02.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22144
KARAR NO : 2013/5975
KARAR TARİHİ : 02.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, Rusya’ya işçi göndermek üzere işçi arayan … Ltd şirketine başvuruda bulunduğu, buradan aldığı formları çoğaltarak şirket adına Rusya’ya işçi gönderdiği şeklinde izlenim yaratmak suretiyle şikayetçiler …, …, …, … ve …’den bir kısım belgeler ve 200’er TL para aldığını, şikayetçilerin şirkete başvurarak ne zaman yurt dışına gönderileceklerini sormaları üzerine kandırıldıklarını anladıkları olayda; mahkemece dinlenmeyen müştekiler … ve … ile birlikte tüm müştekilerin yeniden celb edilerek TCK’nın 43/2 maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması açısından, sanığın kendilerine yönelik hileli hareketleri ve menfaat teminini aynı anda yapıp yapmadığı açıklattırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,

Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde TCK’nun 61.maddesindeki ölçütlere göre gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde 100 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.