YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22154
KARAR NO : 2013/6080
KARAR TARİHİ : 03.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Tefrik edilen Derdest dosyanın bağlı olduğu aynı mahkemeye ait 2006/666 esas sayılı dosyanın Yargıtay 15.Ceza Dairesince 02.04.2013 tarihinde 2011/20948 esas ve 2013/5945 sayılı kararı ile onandığı anlaşılmıştır.
Somut olayda; katılanın, kendi adına kayıtlı aracını satmak amacıyla gazeteye ilan verdiği, ilan üzerine katılanı telefonla arayan sanığın kendisini … olarak tanıtıp aracı almak istediğini, bunun için katılanın İzmir’e gelmesini teklif ettiği, katılanın yanında arkadaşı … ile birlikte İzmir’e geldiği, katılanı ve arkadaşını, sanığın abisi … olduğunu söyleyen … ‘ın karşılayarak sanığın evine getirdiği, sanığın evde bulunan …’i eşi olarak tanıttığı ve katılan ile arkadaşını evlerinde misafir olarak ağırladıkları, sanık ile katılanın yaptıkları pazarlık sonucu aracın satışı hususunda 31.000 TL’ye anlaştıkları, ertesi gün sanığın, katılanın arkadaşı … ‘i alarak araç için kurbanlık hayvan bakmaya götürdüğü, katılanın da …,… ile birlikte işlemler için notere gittiği, … ‘ın elinde,
İçinde para bulunan bir poşet bulunduğu, notere az bir mesafe kala Cemal Kanık’ın paranın bir kısmının eksik olduğunu, kalan kısmı arkadaşından tamamlayıp geleceğini söyleyerek araçtan inmesinden sonra katılan ile Feray’ın notere gittikleri, noterdeki görevlinin belgelerdeki eksiklik nedeniyle işlem yapılamayacağını söylemesi üzerine katılanın cep telefonundan sanık …’i aradığı, sanığın da katılana aracın devri için Feray …’e bir ay süreli vekaletname vermesini söylediği, katılanın bu doğrultuda, İzmir 24.noterliğinin 31/10/2006 günlü vekaletnamesi ile aracının satışı için saat 09:36′ da Feray …’i vekil olarak tayin ettiği, noterden çıktıktan sonra Cemal Kanık’ın da yanlarına gelerek parayı temin edemediğini, elindeki parayı da bazı ödemeleri için kullandığını, parayı ertesi gün vereceğini söylediği, eve döndükten sonra sanık … ve Cemal’in Feray …’i önceden anlaştıkları Alaettin Altun ve sanık …’in babası olan Yahya Acar ile birlikte Lapseki’ye göndererek, aracın devrini aynı gün 16:00’da Lapseki noterliğinde Alaettin Altun’a vermesini sağladıkları, bu sırada sanık ve Cemal’in katılanı İzmir’de oyaladıkları, katılana parasını birkaç gün içinde göndereceklerini söyleyerek İzmir’den ayrılmasını sağladıktan sonra Alaettin Altun’un aracı, galericilik yapan Hasan Şengüder’e sattığı, onun da 14.11.2006 tarihinde noter kanalıyla aracı …’a devrettiği şeklindeki eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.