YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22196
KARAR NO : 2013/5976
KARAR TARİHİ : 02.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
17.03.2010 tarihli duruşmada katılma talebinde bulunan şikayetçi …’ın, 5271 sayılı CMK’nın 238/3.maddeleri gereğince sanığın görüşü alınmadan katılan olarak duruşmalara kabulüne karar verilmiş ise de, duruşmada hazır bulunan sanığın bu konuda herhangi bir itirazlarının bulunmaması nedeniyle, tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’nın katılan …’ı Deniz Feneri Derneğinden geldiğini belirterek kendisine 20.000,00 TL para yardımı yapacaklarına ilişkin güven telkin ettikten sonra bu parayı çekmesi için bir miktar paranın lazım olduğunu söyleyerek 100,00 TL yi katılandan aldığı, daha sonra telefonunun şarjının bittiğini söyleyerek telefon etmek üzere cep telefonunu da alarak uzaklaştığı ve böylece katılanı dolandırdığı ve zararı da karşılamadığı böylece atılı dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın en ağır cezayı içeren mahkumiyetinin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, birden fazla mahkumiyetin tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklar aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasından 58/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmından sanığın dosyada bulunan ilamlardan geçmiş mahkumiyetlerinden en ağırı olan 17.07.2008 tarihinde kesinleşmiş bulunan Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2007 tarih ve 2008/367-2008/742 sayılı kararıyla dolandırıcılık suçundan dolayı verilen 1 yıl hapis cezası dışındaki mahkumiyetlerinin çıkartılması suretiyle diğer yönleri doğru olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.