YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22341
KARAR NO : 2013/6768
KARAR TARİHİ : 11.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma, Özel Belgede Sahtecilik
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında “hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma” suçundan kurulan mahkumiyet; “özel belgede sahtecilik” suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın katılanın yetkilisi ve sahibi olduğu … ve Dış Tic. Paz.Ltd.Şti de satış temsilcisi olarak çalıştığı, bu iş yerinde muhasebe elemanı olarak çalışan tanık …’ın bilgisayar şifresini elde ettikten sonra bu şifre ile katılana ait şirketin bilgisayar kayıtlarındaki bir kısım faturalarda satır atlamak, iskonto yapmak, faturaların bilgisayar bilgilerindeki miktarları üzerinde oynama yapmak ve ayrıca bilgisayardan şirkete ait cari hesap ve stok devirleri üzerinde oynamalar yapmak suretiyle bir kısım faturaları bilgisayar kayıtlarından çıkarttığı, malzeme fiyat miktarlarını değiştirdiği müşterilerden para tahsili için şirkete ait olmayan belgeler kullandığı ve bunun sonucu olarak toplam 40.177,39 TL’yi mal edindiği olayda, “hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma” suçunun oluştuğuna; sanığın katılan şirkete ait ve şirket adına sahte tahsilat makbuzu düzenlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli derecede her türlü şüpheden uzak yeterli ve kesin kanıt bulunmadığı, bu fiillerin güveni kötüye kullanma suçunun işlenmesine yönelik hareketler olup sahtecilik olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, “özel belgede sahtecilik” suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile beraat kararı vermesine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş TCK 244/2.maddesinin unsurlarının olayda bulunmadığı kabul edilerek tebliğnamedeki düşünceye katılınmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiilerinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.