YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22344
KARAR NO : 2013/6656
KARAR TARİHİ : 10.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Noterlik bir kamu hizmeti olmasına rağmen, 5237 Sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde belirtilen kamu kurumu niteliğinde olmadığından ve yapılan satış işlemin sonucu olarak alınan motorlu araç tescil belgesinin katılana yönelik bir aldatma aracı olarak kullanılmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda: katılanın, arkadaşı olan sanık …’e aracını satacağını söylediği sanığın yardımcı olacağını söylemesi üzerine araç satışı için sanığa vekaletname verdiği, sanığında aracı 20.000 TL’na sattığını söyleyip aldığını belirttiği 500 TL kaparoyu katılana verdiği ve aracı vekaletnameye istinaden satmış olduğu halde parasını vermemek şeklinde gerçekleşen olayda;
1-Sanık …’in katılanın arabasının satışı için aldığı vekaletname ile aracı sattıktan sonra parasını vermemekten ibaret eyleminin 5237 Sayılı TCK’nun 155/1.maddesinde öngörülen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı madde ile hüküm kurulması,
2-Sanık …’in yüklenen suçu işlediğine ilişkin tüm dosya kapsamıyla her hangibir delil bulunmadığı halde beraatı yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii, sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.