Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/22364 E. 2013/6789 K. 11.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22364
KARAR NO : 2013/6789
KARAR TARİHİ : 11.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” ve “dolandırıcılık” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 158/1-e, 43 maddeleri gereğince hükmedilen 3 yıl 9 ay hapis cezasından aynı yasanın 62/1.maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu “3 yıl 1 ay 15 gün hapis” yerine yazılı şekilde “3 yıl 1 ay hapis” olarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Kendisine ait yeşil kart sağlık karnesine sahte vize yaptırdığı iddiasından ibaret olayda sanığın savunması ve sağlık karnesine ilaç kaydı yaptırmak için yeşil kart bürosuna bizzat başvurması üzerine yakalanmış olması da dikkate alınarak; suç tarihi itibariyle yeşil kart üzerlerine yazılan geçerlilik sürelerinin bilgisayar ortamında
kaydedilmesinin zorunlu olup olmadığı, yeşil kart sağlık karnelerinin provizyon sistemine tabi olup olmadıkları hususları araştırılıp sonucuna göre yeşil kart sağlık karnelerinin kullanılabilmesi için uzatılan vize sürelerinin bilgisayar sistemine kaydedilmek suretiyle işlemesinin gerekli olduğunun bildirilmesi halinde sahte vize işleminin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olup olmayacağı ve buna göre aldatma yeteneğinin ne şekilde oluşacağı,
Ayrıca suça konu yeşil kart sağlık karnesinin yasal yollardan elde edinilmesi, sanığın sözkonusu sahte vize işlemlerini, vize işlemini amcası … ‘in yenilemek üzere yeşil kart bürosuna gittiğinde tanımadığı bir şahsa vererek aynı tarihte yaptırdığını savunması karşısında; suça konu sahte vizelerin farklı tarihlerde yapıldığına dair kesin delil bulunmayıp fiilin aynı anda işlendiğinin kabul edilmesinin gerekmesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi ile, Diyarbakır Sağlık Müdürlüğü’nün 13/08/2008 tarihli yazısında her nekadar sanığın yasal yollardan başvurması halinde koşulları yitirdiğinden vize işleminin yapılmayacağı yazılı ise de, bu konuda karar verme yetkisinin İl İdare Kurulu olduğundan Diyarbakır İl İdare Kurulu’ndan suça konu sağlık karnesinde sahte olarak yapılan 2. ve 3. vize tarihlerinde, karne sahibinin yasal olarak vize yenileme haklarının devam edip etmediği de araştırılarak eylemin 5237 sayılı TCK’nun 211. maddeleri kapsamında kalıp kalmadığı da tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17/02/2009 gün ve 2009/172-26 sayılı kararında da açıklandığı üzere, mahkemece kararın verildiği son oturumda hazır bulunan sanığa esas hakkındaki mütalaadan sonra esas savunması ve son sözü sorulmadan hüküm kurulması suretiyle savunma hakkı kısıtlanarak CMK’nın 216/3.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.