Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/22421 E. 2013/6236 K. 04.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22421
KARAR NO : 2013/6236
KARAR TARİHİ : 04.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeni ile Güveni Kötüye Kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında “hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sigortacı olan sanık … ile katılanın, katılanın motosikletinin ruhsat ve sigorta işlemlerinin yapılması konusunda anlaştıkları, katılanın ruhsat ve sigorta işlemlerinin yapılması amacıyla sanık …’a, toplam 275 TL ödediği, sanığın işlerinin kötü gitmesi nedeniyle işletmesini kapattığı, ruhsat işlemlerini yapmak için aldığı 275 TL’yi katılana iade etmediği ve tahsil ettiği ruhsat ve sigorta poliçe bedellerini kendisinin kullandığı, olayda “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanığın suç işlemeyeceği yönünde mahkemece yeterli kanaat oluşmadığından hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verildiği halde, aynı kararda 5237 sayılı TCK.nun 51/3-7-8 maddesi gereğince ertelemeyle ilgili uygulama yapılması suretiyle hükmün karıştırılması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece hapis cezası alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın çok üzerinde tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesine aykırı davranılması,
3- 5237 sayılı TCK’nun 53.maddesinde belirtilen belirli haklardan yoksun bırakma tedbirlerinin seçimlik olmadığı gözetilmeden TCK’nun 53/1.maddesinin (c) bendindeki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.