YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22436
KARAR NO : 2012/43946
KARAR TARİHİ : 08.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında görevi ihmal suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak sanık müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 Sayılı CMK’un 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’un 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanık … hakkında görevi ihmal suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığı, sanık hakkında 26.04.2010 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı sanık müdafinin 03.05.2010 havale tarihli dilekçesi ile yaptığı itirazı üzerine, Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda verdiği 30.06.2010 tarihli red kararı ile hükmün kesinleştiği anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317.maddesi gereğince REDDİNE,
3-Katılan vekilinin temyiz isteminin hakkında beraat kararı verilen sanıklara yönelik olduğu anlaşılmakla sanık … dışındaki sanıklarla sınırlı olarak, yine sanıklar …, …, …, …, … …, … ve … müdafinin sadece maktu vekalet ücretine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda;
a- Sağlık Sosyal Yardım Vakfının genel müdürü olup söz konusu komisyonda proje koordinatörü olarak görev yapan sanık …, proje uygulama uzmanları olarak komisyonda yer alan sanıklar … ve …, proje koordinatör yardımcısı olan sanık … ve idari personel müdürü olup komisyonda yer alan sanık … (…) hakkında,
Avrupa Komisyonu AB Türkiye Delegasyonu desteği ile yürütülen ” Üniversite Öğrencilerinin Üniversitelerin Sağlık Merkezleri Aracılığıyla Cinsel Sağlık Üreme Sağlığı Konularında Eğitilmeleri” adlı proje kapsamında Sağlık Sosyal Yardım Vakfı ile hibe sözleşmesi imzalanıp Türkiyede beş üniversitede projenin uygulanmasına karar verildiği, sözleşme gereğince proje kapsamında bulunan üniversitelere gönderilmek amacıyla broşür ve afiş basılması işinin ihalesinde komisyon üyeleri olan sanıklar tarafından usulsüzlük yapılmak suretiyle … … Matbaacılık Ltd. Şirketine haksız kazanç sağlayarak vakfın zarara uğratıldığı iddiası ile ilgili olarak mahkemece sanıkların güveni kötüye kullanmak suçundan mahkumiyetlerine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından bahisle beraatlerine karar verilmesinde,
b-Sağlık Sosyal Yardım Vakfı İktisadi İşletme Yönetim Kurulu üyeleri olan sanıklar …, …, …, …, …, …, … ve vakıf adına şirket yönetim kurulunda görevlendirilen sanıklar … ve … hakkında,
Vakfın Sanayi Mutfağı tesis işi için … Adi Ortaklığı ile kurduğu … Hazır Toplu Yemek Üretim Dağıtım ve Servis A.Ş. isimli şirket nedeni ile yapılan usulsüzlük ve kayırmalar yoluyla vakfın zarara uğratıldığı iddiası ile ilgili olarak mahkemece sanıkların güveni kötüye kullanmak suçundan mahkumiyetlerine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından bahisle beraatlerine karar verilmesinde,
c-Sağlık Sosyal Yardım Vakfı genel müdürü olan sanık … hakkında,
Vakfın İzmir Şubesi ile ilgili olarak İzmir İl Sigorta Müdürlüğü’nce belgelerin süresinde ibraz edilmemesi nedeniyle kesilen cezanın ödenmesi amacıyla Çeşme Alper Çizgenakat Devlet Hastanesi’ne kırtasiye alımı adı altında vakıftan … Kırtasiye ve Büro Malzemeleri Ambalaj Matbaacılık Bilgisayar Ürünleri Turizm Sanayi Tic. Ltd. Şti. isimli paravan şirkete sahte fatura ile vakıf bütçesinden para aktarılarak vakfın parasının cezanın ödenmesinde kullanılması yoluyla vakfın zarara uğratıldığı iddiası ile ilgili olarak mahkemece sanığın güveni kötüye kullanma kastı ile hareket ettiğine dair delil bulunmadığından bahisle beraat kararı verilmesine dair kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13.maddesinin 5.fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanıklar lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, …, …, … …, … ve … müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “Sanıklar …, …, …, …, … (…), … ve …’ın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 1.000 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklara verilmesi” fıkrasının eklenmesi suretiyle 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 322.maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.