YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22760
KARAR NO : 2013/6002
KARAR TARİHİ : 02.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Özel Fuar Hastanesinde tedavi gören bir kısım hastaların fatura işlemlerinde usulsüzlüklere rastlanıldığının iddia edilmesi üzerine başlatılan soruşturmada, … adındaki hastanın tedaviye başlanılmadan alınması gereken provizyonun tedavi tarihinden sonra 11/02/2006 tarihinde ameliyat edilmiş gibi epikriz ve ameliyat notunun düzenlendiği, bu kişi adına düzenlenen fatura ve belgelerin tarihinin gerçeğini yansıtmadığı, … isimli hastanın 25/01/2006 tarihinde yapılan ameliyatında, hastanın asıl girişinin 01/03/2006 tarihli faturaya kaydedildiği, böylelikle provizyonun geç alındığı, … isimli hastanın ameliyatı için düzenlenen 01/03/2006 tarihli faturada hasta ismi olarak … yerine … adının bulunmasının, ayrıca … isimli hastanın 28/01/2006 tarihinde yapılan ameliyatı için faturanın
04/01/2006 tarihinde düzenlendiği, …, … ve …’ın tedavileri için düzenlenen faturalardan paket hizmetin fiyata dahil olduğundan fatura edilmemesi gereken bir kısım sarf malzemelerin fatura edildiği, kurum bilgisayar sisteminden tedaviye başlanmadan alınması gereken provizyonun 10-15 hatta 20 gün sonra alındığı, sigortalı hastalardan değişik isimler altında fark ücretleri alındığı, hastalara fatura ve makbuz verilmediği, ayrıca … isimli hastanın 21/01/2006 tarihinde yapılan ameliyatında bir adet kalp kapağı kullanıldığı halde 01/03/2006 tarih 294775 sayılı faturaya iki adet olarak kaydedildiği, ancak fatura ekinde kuruma ibraz edilen belgelerde bir adet kapak kullanıldığı, böylelikle faturanın gerçeği yansıtmadığı, iddia olunan olayda, aldırılan bilirkişi raporunda yapılan işlemlerde tıp bilimine aykırı bir durumun bulunmadığı, hastane muhasebesindeki hatalı işlemler olduğu, SSK Teftiş Kurulu Başkanlığının incelemesi üzerine para ödenmediğinin bildirilmesi, bir kısım hastalar ile ilgili olarak provizyonların geç alınması hususlarının yoğun iş temposundan, internet hatlarındaki yoğunluktan ve dikkatsizlikten kaynaklanmış olabileceği, provizyonu geç alınan hastaların muayene ve ameliyatlarının yapılması hususunda herhangi bir şüphe bulunmadığı, söz konusu ameliyat ve muayenelerin yapıldığı, bu nedenle yapılan bir işlemle ilgili provizyonun geç alınmasından dolayı kamu zararından bahsedilemeyeceği, … isimli hasta ile ilgili olarak doktor olan … tarafından düzenlenen ve fatura ekinde kuruma gönderilen ameliyat notunda ve koroner arter baypas raporunda bir adet kalp kapağı takıldığı halde faturaya iki adet kaydedilmesi hususu ile ilgili olarak ise; bir hastaya iki adet kalp kapağı takılmasının tıbben mümkün olmadığı, kalp kapağı medikalciden alınırken iki adet alınması ve faturaların birlikte kesilmesinden, bu sebeple iki ayrı kişiye kullanılan kalp kapağının tek fatura ile fatura edilmesi ve tahsile gönderilmesi dikkatsizlikten kaynaklandığı, burada da herhangi bir hazine ve kamu zararından bahsedilemeyeceği, fatura edilmemesi gereken paket dahilindeki hizmetlerin faturaya dahil edilmesi iddiaları ile ilgili olarakda savunmada bulunan …, gelen hastaların dosyasında sevk evrakının arkasında malzemelerin kullanıldığından dolayı sevk evrakının arkasına iliştirildiği, bunları ayrıca kullanılmış medikal malzeme olarak değerlendirerek faturaya dahil ettiği, işlerinin yoğun olması ve meslekteki bilgi eksikliklerinden bu aksaklıkların kaynaklandığının ileri sürüldüğü, bir kısım hastalardan fark ücreti alınması uygulamasının da birçok özel hastanede yapılan uygulama olduğu, bu uygulamanın ancak idari yaptırım gerektirebileceği, tüm belirtilen nedenler özel sağlık hizmetlerinin kullanılması ve uygulanması ile ilgili mevzuatta sık sık değişiklikler yapılması, personelin yeterli bilgi sahibi olmamaları, iş yoğunluğu ve dikkatten kaçma gibi nedenlerden meydana geldiği yönündeki savunmaların aksine sanıkların bilerek ve
isteyerek dolandırıcılık kastı ile hareket ettiklerine dair yeterli delil bulunmadığı, gerekçeleriyle dolandırıcılığa teşebbüs suçunun manevi unsurunun gerçekleşmediğine dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 02.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.