YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23058
KARAR NO : 2012/45160
KARAR TARİHİ : 10.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihinin katılanın, sanığın hesabına en son havale yaptığı 04.11.2005 tarihi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Güveni kötüye kullanma suçununda ise; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir
Somut olaya gelince; sanığın …Genel Müdürlüğü işlemler bölümünde çalıştığı, sanığın eşinin babası tarafından verilen paraları değerlendirdiğini gören katılanın da parasını değerlendirilmesi için sanığa ilk planda 50.000 TL verdiği, sanık tarafından para iyi kullanılıp 2 ay sonra nemasıyla geri verildiği, bir müddet sonra katılan tarafından yine para getirildiği bu paranın yatırım hesaplarında kullanıldığı, bu arada tüp bebek tedavisi ve ailevi maddi sıkıntı içinde kalan sanığın parayı iyi değerlendiremediği ve katılanın rızası dışında içinden bir miktarını alıp …, yiyecek, giyim gibi masraflara harcadığı şeklindeki eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle; 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 10/12/2012 Tarihinde oybirliğiyle karar verildi.