YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23252
KARAR NO : 2013/6583
KARAR TARİHİ : 10.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın 03/01/2008 tarihinde … ilçesinde ikamet eden katılanı ev telefonundan arayarak, … ilçesinde bulunan bir marketten aradığını, yılbaşı hediyesi olarak kendisine çamaşır makinesi çıktığını, bunu gönderebilmeleri için … numaralı posta çeki hesabına 135,00 TL kargo parası göndermesi gerektiğini söylediği, bunun üzerine katılanın belirtilen hesaba 135,00 TL havale gönderdiği, ertesi gün sanığın katılanı tekrar arayarak bu kez de halı yıkama makinesi çıktığını, fakat bu makine bozulduğu için aynı hesaba 135,00 TL daha yatırması halinde iki tane çamaşır makinesi göndereceğini söylediği, katılanın da aynı hesaba 135,00 TL daha yatırdığı, 09/01/2008 tarihinde sanığın bir kez daha arayarak tüm malzemeleri göndermek için 200,00 TL daha istemesi üzerine katılanın şüphelenerek şikayetçi olduğu olayda; sanığın eyleminin zincirleme şekilde dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında hükmolunan 6 gün adli para cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 52.maddesi gereğince günlüğü 20 TL’den paraya çevrilerek 120 TL adli para cezası olarak tayini yerine, 100 TL adli para cezası ile cezalandırılması şeklinde karar verilmek suretiyle eksik ceza tayini ve 5237 sayılı TCK’nın 51/2 maddesine göre, cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabileceği, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edileceği, koşulun yerine getirilmesi hâlinde, hâkim kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhâl salıverileceği hükmüne yer verildiği, malvarlığına yönelik bazı suçlarda etkin pişmanlığı düzenleyen aynı yasanın 168. maddesinde, failin, azmettirenin veya yardım edenin etkin pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme ya da tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde mağdurun rızası aranmaksızın, kısmî geri verme veya tazmin halinde ise mağdurun rıza göstermesi koşuluyla ve etkin pişmanlığın gerçekleştiği yargılama aşaması dikkate alınarak ceza indirimi öngörüldüğü, öte yandan aynen geri verme veya tazmin tedbiri aynı Kanunun 51. maddesinde bir koşul olarak gösterilmiş ise de, yasal bir indirim nedeninin, bundan yararlanmama iradesini ortaya koyan failin cezasını etkisiz kılacak biçimde aynen tazmin tedbir şartına bağlı tutulması imkanının bulunmadığı, böyle bir uygulamanın, mağdurun zararını soruşturma veya kovuşturma aşamalarında gidermeyen faillere yeni bir olanak tanırken, soruşturma veya kovuşturma aşamalarında zararı ödeyen sanık veya sanıklar aleyhine ve adalete aykırı bir sonuç doğuracağı, maddenin düzenleniş amacının da bu şekilde yorumlanamayacağı gözetilmeyerek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayan sanık hakkında ertelemenin, mağdurun uğradığı zararın giderilmesi tedbiri şartına tabi tutulması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.