Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23266 E. 2013/6467 K. 09.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23266
KARAR NO : 2013/6467
KARAR TARİHİ : 09.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
22.05.2007 tarihli teşhis tutanağında nöbetci Cumhuriyet savcısının talimatıyla teşhis yaptırıldığının belirtilmesine, tanık beyanına, duruşmada dinlenmeyen mağdurun soruşturmadaki beyanının duruşmada okunmuş bulunmasına göre; tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık ile mağdurun, mağdura ait Nokia 3120 marka cep telefonu ile sanığın elinde bulunan … marka cep telefonunu karşılıklı değiştirme hususunda ayrıca mağdurun 100,00 TL parayı sanığa vermesi üzerine anlaştıkları, sanığın sim kartını cep telefonundan almak bahanesi ile mağdura verdiği … marka cep telefonunu aldığı ve el çabukluğu ile içi macun dolu maket cep telefonunu mağdura
verdiği, mağdurun ilk başta cep telefonunun sahte olduğunu anlamadığı, biraz ilerledikten sonra cep telefonunu kontrol ettiğinde cep telefonunun maket olduğunu anladığı olayda; sanığa atılı eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Hükmolunan temel gün para cezası 5 gün olarak belirlendiği ve başkaca indirim nedeni uygulanmadığı halde, sonuç para cezasının 4 gün karşılığı olarak 80 TL olarak tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığa kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanunun 53. maddesi 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükümde 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin uygulamasıyla ilgili paragrafa 5237 sayılı Kanunun 53. maddesi 1. fıkrasının a.b.d.e bendinde yer alan haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 5237 sayılı Kanunun 53. maddesi 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan koşullu salıvermeye kadar yoksun bırakılmasına cümlesi eklenmek suretiyle diğer yönleri usül ve yasaya uygun hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.