YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23299
KARAR NO : 2013/6788
KARAR TARİHİ : 11.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Dair karara yönelik yapılan incelemede;
5271 Sayılı CMK’un 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’un 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Kendisine ait yeşil kart sağlık karnesine sahte vize yaptırdığı iddiasından ibaret olayda sanığın savunması ve sağlık karnesine ilaç kaydı yaptırmak için yeşil kart bürosuna bizzat başvurması üzerine yakalanmış olması da dikkate alınarak; suç tarihi itibariyle yeşil kart üzerlerine yazılan geçerlilik sürelerinin bilgisayar ortamında kaydedilmesinin zorunlu olup olmadığı, yeşil kart sağlık karnelerinin provizyon sistemine tabi olup olmadıkları hususları araştırılıp sonucuna göre yeşil kart sağlık karnelerinin kullanılabilmesi için uzatılan vize sürelerinin bilgisayar sistemine kaydedilmek suretiyle işlemesinin gerekli olduğunun bildirilmesi halinde sahte vize işleminin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olup olmayacağı ve buna göre aldatma yeteneğinin ne şekilde oluşacağı,
Ayrıca suça konu yeşil kart sağlık karnesinin yasal yollardan elde edinilmesi, sanığın sözkonusu sahte vize işlemlerini, vize işlemini yenilemek üzere yeşil kart bürosuna gittiğinde oradaki bir şahsa vererek aynı tarihte yaptırdığını savunması karşısında; suça konu sahte vizelerin farklı tarihlerde yapıldığına dair kesin delil bulunmayıp fiilin aynı anda işlendiğinin kabul edilmesinin gerekmesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi ile, Diyarbakır Sağlık Müdürlüğü’nün 14/05/2008 tarihli yazısında her nekadar sanığın yasal yollardan başvurması halinde koşulları yitirdiğinden vize işleminin yapılmayacağı yazılı ise de, bu konuda karar verme yetkisinin İl İdare Kurulu olduğundan Diyarbakır İl İdare Kurulu’ndan suça konu sağlık karnesinde sahte olarak yapılan 3. ve 4. vize tarihlerinde, karne sahibinin yasal olarak vize yenileme haklarının devam edip etmediği de araştırılarak eylemin 5237 sayılı TCK’nun 211. maddeleri kapsamında kalıp kalmadığı da tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 11/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.