YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23669
KARAR NO : 2013/7177
KARAR TARİHİ : 18.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Müşteki …’e karşı işlediği dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
2004 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’ un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’un 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2- Katılan …’a karşı işlediği dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılanın köyde bulunan evine giderek yağ ve bal satın almaya geldiğini söylediği, katılanın yağı ve balı olmadığını söylemesi üzerine, sanığın bu kez evde bulunan el dokuması halıyı görüp katılandan kendisine satmasını istediği, katılanın satmak istemediğini beyan etmesine rağmen kendisinin kaçak olmadığını, eşi … ‘un Ziraat Bankasında çalıştığını ayrıca oğlunu da tanıdığını söyleyip, katılanda güven tesis ettikten sonra parasını daha sonra vereceğini söyleyip 1500 TL değerindeki halıyı alıp götürdüğü, bilahare halının parasınıda daha sonra ödemediği olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18.4.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.