YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23867
KARAR NO : 2013/6881
KARAR TARİHİ : 15.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Teba A.Ş yetkilileri olan …,…,.. ile şikayetçi …Finansal Kiralama A.Ş şirketi arasında Beşiktaş 16. Noterliği’nce 21.11.2002, 31.03.2003 ve 08.09.2003 tarihlerinde imzalanan düzenleme şeklindeki finansal kiralama sözleşmeleriyle bir kısım eşyaların kiralandığı, sözleşme gereği yapılması gereken ödemelerin aksaması üzerine, katılan şirket tarafından şirkete gönderilen Beşiktaş 16. Noterliği’nin 06.07.2005 tarihli, 92588 yevmiye sayılı ihtarnamesiyle, suça konu eşyaların istenmesine rağmen bir kısmının iade edildiği, diğerlerinin ise geri verilmediği gibi, yerinde de gösterilmediği, bu suretle sanıkların, kendilerine teslim edilen mallar üzerinde zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunduklarının iddia edildiği olayda; söz konusu finansal kiralama sözleşmelerinin sanıklar tarafından imzalanmaması, daha sonraki tarihlerde ise temsil ve ilzama yetkili kılınan sanıkların, finansal kiralama
sözleşmesine konu muhtelif bilgisayar ekipmanların önemli bir kısmını şikayetçi şirkete ödemesi, kalan malzemelerin de İstanbul 14. İcra Müdürlüğü’nün 2005/2577 sayılı dosyası üzerinden haczedilmesi, bulunamadığı iddia edilen malların, sözleşmelere konu ekipmanların küçük bir bölümünü oluşturması, bu süreçte yönetim kurulu üyelerinin değişmesi nedeniyle, çeşitli yerlerde faaliyet gösterdiği anlaşılan şirketteki malların bir kısmının kaybolma ihtimalinin imkan dahilinde olması, ayrıca katılan tarafın, teslimi yapılan ve sözleşmenin büyük bir kısmını oluşturan eşyaların dahi herhangi bir ekonomik değerinin kalmadığını hurdaya ayırdıklarını belirtmesi dolayısıyla sanıkların herhangi bir menfaatinin de tespit edilememesi nedenleriyle sanıkların suç işleme kastıyla hareket ettiklerine dair bir delilin bulunmaması hususları gözetilerek, mahkemece sanıklar hakkında verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar hakkındaki beraat hükümlerinin ONANMASINA, 15.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.