YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23899
KARAR NO : 2013/7229
KARAR TARİHİ : 18.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kovuşturma evresinde duruşmadan haberdar edilmeyen, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan kurumun 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesine göre sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
İlaç kaydı yaptırmak üzere Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü Yeşilkart Birimine müracaat eden sanığın, ibraz ettiği … , AK- …,… seri numaralı yeşilkart ve sağlık cüzdanlarının kapağında bulunan 2008 yılına ait vize işlemlerinin sahte olarak yapıldığının ilgililerce anlaşıldığı, eyleminin resmi belgede sahtecilik
ve kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçlarını oluşturduğunun iddia edildiği olayda, sanığın eczaneye ilaç almaya gittiğinde durumun ortaya çıktığına ilişkin savunması ile Sağlık İl Müdürlüğü Yeşil Kart birimine ilaç kaydı yaptırmak istediği sırada durumun fark edildiğine ilişkin 10.12.2007 tarihli “Tutanak” başlıklı yazı içeriği karşısında, gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak şekilde açığa çıkarılması açısından 10.12.2007 tarihli tutanak mümzileri tanık olarak dinlenip “ilaç kaydı yaptırmak” işleminin ve prosedürünün ne olduğu hususu ile olayın ortaya çıkış biçimi ayrıntılı olarak açıklattırılarak olay tarihinde sanığın hangi nedenle yanlarına geldiği, söz konusu karneleri inceleyip incelemedikleri, sahte olduklarını nasıl anladıkları hususunda bilgi ve görgüleri tespit edilip, yine yeşil kart sahiplerine uygulanan tedavi ve ilaç alma prosedürü araştırılıp olay tarihinde söz konusu yeşil kart sağlık karnelerine ilaç yazılıp yazılmadığı, yazılmış ise sanık tarafından eczaneden alınmak istenip istenmediği, söz konusu yeşil kart sağlık karnelerinin vizelerinin iptal edildiği 06.06.2007 tarihinden sonra kullanılıp kullanılmadığı hususu araştırılarak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan,hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.