YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23948
KARAR NO : 2013/7082
KARAR TARİHİ : 17.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklardan …’in, merkezi İzmir’de olan … Yangın Söndürme Cihazları ünvanlı bir … yerinin bulunduğu, 28.11.2006 tarihinde sanık … ve birlikte çalıştığı sanıklar … ve …’nün Çanakkale’de bulundukları sırada, katılan … ‘e ait … Petrol adlı benzin istasyonunda bulunan yangın söndürme cihazları üzerinde, Çanakkale’de faaliyet gösteren ve katılan …’e ait … Yangın Söndürme Cihazları San. ve Tic Ltd Şirketi yazısını görünce kendilerinin katılan …’in şirketinden geldikleri izlenimini vererek, sanıklardan …’ın istasyon görevlisi tanık …’a yangın tüplerinin bakımını yapacaklarını söylediği, …’ın kendisinin bu konuda yetkili olmadığını, … yeri istasyon müdürü … ile görüşmeleri gerektiğini belirttiği ve …’ın telefon numarasını sanığa verdiği, sanık …’ın telefon numarasını aldıktan sonra dışarı çıktığı ve bir müddet sonra gelerek … ile görüştüğünü, tüplerin bakımı hususunda izin aldığını söylediği, …’ın da onayı üzerine sanıkların … yerinde bulunan 10 tane küçük, 4 tane büyük yangın tüplerini araçlarına yükleyip götürdükleri, 30.11.2006 tarihinde sanıkların petrol istasyonuna tekrar geldikleri,
sanık …’ın tanık …’dan tüplerin bakımı için 2.000 TL masraf istemesi üzerine …’ın ödeme yetkisinin bulunmadığını, müdür … ile görüşmesi gerektiğini söylediği, bunun üzerine sanığın aracı için veresiye mazot almak istediği, petrol istasyonunun katılan …’e ait … Yangın söndürme şirketi ile aralarında veresiye mazot satışı hususunda anlaşma bulunması nedeniyle, tanığın mazot vermeyi kabul ettiği, sanık …’ın … plakalı aracına 95 TL’lik mazot aldığı ve veresiye satışa dair makbuza “… Yangın Söndürme” yazıp, belgenin altındaki imza kısmını da “… …” ismiyle imzaladığı, 03.12.2006 tarihinde sanıkların … Petrol’e teslim aldıkları sayıdan eksik olarak 5 tane küçük ve 3 tane büyük yangın söndürme tüpünü bıraktıkları, istasyon müdürü olan tanık … ’ın sanıkların anlaşmalı firma elamanı olmadıklarını anlamadığı şeklinde gerçekleşen olayda; sanık …’ın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ve sanıklar Mehmet ile …’un da bu suça yardım eden sıfatıyla iştirak ettiklerine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık … hakkındaki hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin “300 gün” ve “6.000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak yerlerine sırasıyla “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi; sanıklar … ve … hakkındaki hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin “300 gün”, “150 gün” ve “3.000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak yerlerine sırasıyla “5 gün”, “2 gün” ve “40 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.