Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24058 E. 2013/8001 K. 30.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24058
KARAR NO : 2013/8001
KARAR TARİHİ : 30.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, isim belirtmeksizin, belli bir kamu görevlisi yanında hatırı sayıldığından ve ilişkisi olduğundan bahsetmeksizin kendisini Jandarma Sivil İstihbaratta görevli üsteğmen olarak tanıtıp şikayetçiye Sahil Güvenlik Komutanlığı’nda kadrolu şoför olarak … ayarlayabileceğini söyleyerek, haksız çıkar sağlaması şeklinde gelişen olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kendisini kamu görevlisi olarak tanıtan ve isim vererek kamu görevlileri ile ilişkisi olup onlar nezdinde hatırı sayıldığını söylemeyen sanığın eyleminin TCK.nun 158/2.maddesini oluşturmayacağı emanete alınan eşyalar üzerinde yaptırılmış olan bilirkişi incelemesi sonucu Bilirkişi … tarafından düzenlenmiş olan 02/11/2007 tarihli rapor içeriğinden de; … adına düzenlenmiş olan Kriminal Daire Başkanlığı kartının, Kriminal Daire Başkanlığı özel izin belgesinin ve Anti Tem Daire Başkanlığı antetli 3 sayfalık belgenin bilgisayar çıktısı oldukları ve bu belgelerin kamu kurumunun maddi varlığı olan belgelerden olmadığı anlaşıldığından eylemin kamu kurumunun araç olarak kullanılması olarak kabul edilemeyeceği sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 157.maddesi kapsamında basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,

Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde TCK.nun 61.maddesindeki ölçütlere göre gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.