Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24172 E. 2013/7934 K. 29.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24172
KARAR NO : 2013/7934
KARAR TARİHİ : 29.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın 29.05.2004 tarihinde yetkilisi … olan … İnşaat Tur. Tic. Taah. Ltd. Şirketi ile şirketin Eryaman 3. Etap’ta yapmakta olduğu inşaat halindeki bloklardan bir daire satın aldığı ve parayı nakden ödediği, şirketin Ekim 2007 yılında sanıklar tarafından devir alındığı, sanıkların katılan ile 14.12.2007 tarihinde gayrimenkul satış protokolünü yeniledikleri ve bu protokol ile satın alınan daireyi 31/01/2008 tarihine kadar teslim etmeyi kabul ettikleri, satış protokolünün şirket yetkililerinden biri tarafından imzalandığı, sanıkların taahhütlerini zamanında yerine getirmemeleri üzerine katılanın icra takibi başlattığı, Ankara 29. İcra Müdürlüğü’nün 2008/7991 Esas sayılı dosyasında yapılan icra takibine sanıkların itirazda bulundukları ve ortaklar kurulunun 17.10.2008 tarihli kararı ile şirketin 50.000 TL’yi aşan borç ve taahhüt işlem sözleşmelerinin çift imza ile yapılması gerektiğini belirttikleri,
sanıkların çift imza ile imzalamaları gereken satış protokolünü tek imza ile düzenledikleri ve 29.05.2004 tarihli sözleşme ile katılanın satış bedelini nakden ödediğinin belirtilmesine rağmen, şirketi devraldıktan sonra yeniden yaptıkları 14.12.2007 tarihli satış protokolünde buna ilişkin itirazlarının olduğuna dair bir kayıt olmadığı halde katılana daireyi teslim etmedikleri iddiasıyla, sanıklar hakkında tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçundan yapılan yargılama sonucunda; katılanın …. İnşaat firması aleyhine başlattığı takibin, şikayet üzerine Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2008/1141 Esas 2008/1038 Karar sayılı ilamı ile durduğu, bunun üzerine katılanın Tüketici Mahkemesine açtığı itirazın iptali davasının, Ankara 2. Tüketici Mahkemesinin 15.09.2009 tarih ve 2008/1527 Esas 2009/483 sayılı kararı ile kabul edilerek 135.543,93.TL üzerinden takibin devamına karar verildiği anlaşıldığından, sanıklar ve katılan arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu, atılı dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.