Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24334 E. 2013/7861 K. 29.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24334
KARAR NO : 2013/7861
KARAR TARİHİ : 29.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın katılanın işletmiş olduğu bilgisayar dükkanından farklı zamanlarda 2 adet bilgisayar aldığı ve karşılığında biri 425, diğeri 850 YTL. lik 2 adet bonoyu düzenleyip katılana verdiği, katılanın olmadığı bir zamanda dükkana tekrar gelerek tanık Suat’a aldığı bilgisayar ekranının küçük olduğunu ve bilgisayarı büyük ekranla değiştirmek istediğini söylediği, tanığın katılanı telefonla aradığı ve katılanın 300 TL fark alıp bilgisayarı vermesini söylemesi üzerine pazarlık sonucu anlaşmaya varıldığı, bu sırada tanık Suat’a sen bilgisayarı hazırla, biraz sonra gelip alacağım diyerek gittiği, bir süre sonra yanında başka kişiler olduğu halde gelip bilgisayarı aldığı ve tanığa bilgisayarı araca koyup geleyim, senedi imzalarım deyip dükkandan çıkıp uzaklaşıp gittiği ve bir daha geri dönmediği şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş,sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla ‘365’ gün’ ve ‘7.300 TL’ adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ‘5 gün’ ve ’100 TL’ adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.