YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24366
KARAR NO : 2013/9499
KARAR TARİHİ : 22.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanıkların müştekinin babası olan …’ye Deniz Feneri programından geldiklerini, muhtaç ve ihtiyaç sahibi kişilere ev eşyası yardımı yaptıklarını söyledikleri, tanık Abdullah’ın da sanıkları ihtiyaç sahibi olarak kızı olan müşteki Zahide’nin evine getirdiği, yapılan görüşmeler sonrasında sanıkların müştekiye kendilerine yardım yapabilmeleri için masraf olarak bir miktar para vermeleri gerektiğini söyleyerek müştekiden 450 TL alarak ortadan kayboldukları anlaşıldığından sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık …’ın …1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/54 esas ve 2001/1010 karar sayılı ilamı ile aldığı bir ay hapis cezasından çevrilen 142365600 TL adli para cezasının yerine getirme tarihinin 29.09.2003 olduğu ve tekerrüre esas olduğu belirtilen karar nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanmayıp sanığın …2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/23 esas ve 2001/132 karar sayılı 5 Ay hapis cezasına ilişkin ilamı 25.08.2002 tarihinde infaz edildiği ve tekerrüre esas teşkil etmediği halde zikredilen kararın tekerrüre dayanak alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraftan tekerrüre esas alınan “…2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/23 esas ve 2001/132 karar sayılı” kararının çıkartılarak yerine “…1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/54 esas ve 2001/1010 karar sayılı ilamı” eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.