Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24578 E. 2013/9020 K. 15.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24578
KARAR NO : 2013/9020
KARAR TARİHİ : 15.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar …, … ve … hakkındaki beraat hükümlerinin incelenmesinde;
1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13.maddesinin 5.fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanıklar lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “Sanıklar …, … ve …’ın kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 2.000 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklar …, … ve …’a verilmesi” fıkrasının eklenmesi suretiyle, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
… Barosuna kayıtlı olarak avukatlık yapan sanığın,…Ev Gereçleri Gıda Tekstil Taşıma İnşaat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinden kapıdan taksitle satış yoluyla ürün alan ve elinden açığa imzalı senet alınan şikayetçi …’ın borçlu olmadığını bildiği halde, söz konusu senedi 15.08.2003 ödeme tarihli ve 5.000 TL bedelli olarak tanzim edip, gerçekte bu senedin alacaklısı olmayan ve daha önce başka işlerden dolayı vekilliğini yürüttüğü …’ın rızası ve bilgisi dışında, onun vekaletnamesini kullanarak …’ı senette alacaklı göstermek suretiyle şikayetçi … hakkında … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2006/6595 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatarak icra tehdidi altında haksız çıkar temin etmeye çalıştığı; aynı şekilde…Ev Gereçleri Gıda Tekstil Taşıma İnşaat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinden kapıdan taksitle satış yoluyla ürün alan ve elinden açığa imzalı senet alınan şikayetçi …’ın da borçlu olmadığını bildiği halde, söz konusu senedi 15.08.2003 ödeme tarihli ve 6.000 TL bedelli olarak tanzim edip, gerçekte bu senedin alacaklısı olmayan ve daha önce başka işlerden dolayı vekilliğini yürüttüğü …’ın rızası ve bilgisi dışında, onun vekaletnamesini kullanarak, …’ı senette alacaklı göstermek suretiyle, şikayetçi … hakkında … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2006/6513 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatarak icra tehdidi altında haksız çıkar temin etmeye çalıştığı, şikayetçilerin takibe itirazları üzerine takipten feragat ettiği şeklindeki olayda; sanığın, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle kişilerin mağduriyetine neden olması şeklindeki eylemlerinin, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 62. maddesi atfıyla, bir bütün olarak 5237 sayılı TCK’nın 257/1. maddesinde öngörülen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırılığa teşebbüs suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.05.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.