Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24894 E. 2013/9485 K. 22.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24894
KARAR NO : 2013/9485
KARAR TARİHİ : 22.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılma talebi hakkında duruşmada hazır bulunun sanık … müdafii ve sanık … ile Cumhuriyet Savcısına diyeceği sorulmadan katılma kararı verilmek suretiyle CMK’nın 238/3.maddesine muhalefet edilmiş ise de, sanık … müdafii, sanık … ile Cumhuriyet savcısının hazır bulunduğu oturumda, katılma talebine karşı itirazda bulunmadıkları dikkate alınarak, bu hususun sonuca etkisinin bulunmaması karşısında tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nın, Başbakanlık Toplu Konut İdaresinden……gecekondu dönüşüm projesi kapsamında 1 ada B-34 Blok 19 nolu konutu 30/10/2006 tarihinde gayrimenkul satış sözleşmesi ile aldıktan sonra söz konusu konutu önce müşteki Nevzat Özcan’a, daha sonra aynı konutu katılan …’e ve son olarak aynı konutu katılan Muradiye İşlek’e gayrimenkul satış sözleşmesi ile sattığı anlaşılmakla, sanık …’in eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabul ile sanık …’nın sanık

…’in akrabası olması ve satış bedelini katılan Muradiye İşlek’ten sanık …’e vermek üzere alması dışında üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğine dair savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekili ile sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.