Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24966 E. 2012/40028 K. 27.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24966
KARAR NO : 2012/40028
KARAR TARİHİ : 27.06.2012

MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1) Sanıklar …, …, … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanıklar … ve … için 01.05.2003, sanıklar … ve … için 28.07.2004 olan suç tarihlerinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; aynı kanunun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK.nun 223/8.maddesi gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2) Sanıklar …, … ve … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık … ile 1999 yılında vefat ettiği anlaşılan …’ın ortağı bulundukları Çınar İnş ve Orm Ürn San Tic Ltd Şti.nde fiilen çalışmadıkları halde, düzenlenen işe giriş bildirgeleri ile katılan … kurumuna bildirimleri yapılan sanıklar … ve …’nın bu sayede aldıkları sağlık karneleri ile tedavilerini yaptırıp masrafları katılan kuruma fatura ettirdikleri olayda, … Sigorta İl Müdürlüğü yoklama memurunun 15.12.2003 tarihli raporuna göre işveren şirketin sigortalı işe giriş bildirgelerinde şirket adresi olarak gösterilen iki ayrı adreste de şirketin hiçbir zaman faaliyette bulunmadığının tespit edilmesi, vergi dairesi cevabi yazısında şirketin faal olmaması nedeniyle 31.07.2004 tarihi itibarı ile resen terkin edildiğinin bildirilmesi, sanık …’ın 31.08.2004 tarihli, sanık …’nın 10.08.2004 tarihli işe giriş bildirgelerinin kuruma verilmesinden sonra aldıkları sağlık karneleri ile sanık …’ün 07.12.2005 tarihinde bir kez, sanık …’in ise 24.02.2006 tarihi ve öncesinde dokuz kez tedavi görmüş olmaları ve tedavi giderlerinin katılan kuruma fatura edilmiş olması hususları dikkate alındığında, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek sahte içerikli belgeleri kullanmak suretiyle katılan kurumu zarara uğratmış olmaları nedeniyle atılı suçun unsurlarının oluşması karşısında, sanıkların mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.