YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25338
KARAR NO : 2013/9038
KARAR TARİHİ : 16.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müştekinin, ilk eşinin ölmesi nedeniyle tekrar evlenmek için yaşına uygun bayan aradığı, bu çerçevede … isimli kişiden temin ettiği telefon numarasıyla sanıklarla irtibata geçtiği, akabinde sanıklar ile … İlinde buluştuklarında sanık …’ün kendini…diğer sanık …’ide eniştesi …olarak tanıttığı, müştekinin evlenmek istediğini beyan etmesi üzerine sanık …’ün oğlunu yeni evlendirdiğini, bu nedenle borcu olduğunu, bunu karşılaması halinde evleneceğini söyleyip müştekiden para istediği, müştekininde 2400 TL’yi sanıklara verdiği, akabinde sanık … ile müştekinin imam nikahı yaparak müştekinin ikamet ettiği … İline gittikleri, burada müştekinin sanık …’e 1950 TL tutarında ziynet eşyası aldığı, iki gün sonra sanık …’ün yakınlarının vefat ettiğini söyleyerek müştekiyle beraber …’ya geldiği, burada diğer sanık … ile hastahanede buluştukları, daha sonra müştekiye aracın yanında beklemesini, cenazeyi alıp geleceklerini söyleyip ortadan kaybolup bir daha geri gelmedikleri olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “90 gün” ve “1800 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine,sırasıyla “5 gün“ ve “100 TL“ adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.