Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25448 E. 2013/8969 K. 15.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25448
KARAR NO : 2013/8969
KARAR TARİHİ : 15.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında kurulan hüküm bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, emlakçı olan sanıkların aracılığı ile ev alarak sanıklara 34.000 TL verdiği, annesinin evi beğenmemesi üzerine evi almaktan vazgeçerek parasının iadesini istediği; ancak sanıkların aldıkları paraya karşılık 34.000 TL’lik senet verdikleri, senedin bedelinin ödenmemesi üzerine senedin katılan tarafından icra takibine konu olduğu somut olayda; taraflar arasındaki uyuşmazlığın ev alım satımından kaynaklanan hukuki nitelikte olduğu anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığına yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,yerinde görülmeyen katılan vekili ve C.Savcısının temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan hüküm bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Elektronik ortamda (UYAP) mernisten alınan 10/05/2013 tarihli nüfus kayıt örneğine göre sanığın, hüküm tarihinden sonra 27/09/2010 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 Sayılı TCK’nın 64.maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,15.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.