YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25464
KARAR NO : 2013/8777
KARAR TARİHİ : 13.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık-5411 sayılı Kanun’un 160. maddesi gereğince bankacılık zimmeti
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu’nun 29.12.2011 gün ve 2011/Bşk-42-42 Esas-Karar sayılı kararında belirlendiği gibi 2797 Sayılı Yargıtay Kanunu’nun görevlerini düzenleyen 14.maddesinin 3.fıkrasının (a) bendinde; “Daireler arasında işbölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir, ” (b) bendinde de; “Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir” hükmüne yer verilmiştir.
Çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır, hükmüne amirdir.
İncelenen dosya içeriğine göre; … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 21.08.2007 tarih ve 2007/2413-155 esas sayılı iddianamesinde, 23.11.2005 günü Ziraat Bankası Alaplı şubesinin krediler bölümünde memur olarak çalışan sanık …’ın, diğer sanık … ile birlikte anlaşarak, 2000 TL kredi çekmek için bankaya gelen şikayetçiyi kandırıp, 5500 TL. kredi çekmesini sağladıkları, 2000 TL’sini şikayetçiye verip, 1500 TL’sini sanık …’in hesabına havale ettiği, geri kalanını ise kendisine almak suretiyle menfaat temin ettiğinin iddia olunması nedeniyle, açılan dava
ile 5411 sayılı Kanun’un 160.maddesindeki bankacılık zimmetinin tavsif edilmiş olması karşısında
Temyiz incelemesine konu suçlardan iddianamede anlatılan bankacılık zimmetinin suçunun cezasının, suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5411 sayılı Kanun’un 160.maddesinde altı yıldan oniki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası olduğu, sanık …’in mağdur …’e yönelik dolandırıcılık suçunun cezasının ise, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f-son maddesinin 5377 sayılı kanun değişiklik öncesine göre iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasını gerektirdiği gözetildiğinde;
İddianamelerdeki anlatım ve nitelendirmeye göre, Yargıtay Kanunu’nun değişik 14.maddesi gereğince temyiz incelemesinin Yüksek (7.) Ceza Dairesi’nin görevi dahilinde olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli daireye gönderilmesine, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.