YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25523
KARAR NO : 2013/9000
KARAR TARİHİ : 15.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hüküm, sanığın yokluğunda atanan, ancak kendisine müdafii olarak atandığından haberdar olmadığı Av. … …ın yüzüne karşı verilmiş ve bu müdafii tarafından temyiz edilmemiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 gün ve 2008/9-7 E.-2008/56 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi “kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda; zorunlu müdafiye yapılmış bulunan tefhim ve tebliğ, kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağından” bizzat sanığa yapılan 12.02.2009 tarihli tebliğin ardından yapılan 16.02.2009 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Şikayetçiye ait benzin istasyonunda pompacı olarak çalışan sanığın, 26.09.2006 günü 15:00-22:00 vardiyasında görev yaptıktan sonra, benzin satışından elde ettiği 2.085 TL nakit para ile ortadan kaybolduğu iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; sanığın savunmalarında, şikayetçiye ait … yerinde pompacı olarak işe alındığını, ancak bir gün çalıştıktan sonra kendisine bu işi yapamayacağını söylemeleri nedeniyle işten ayrıldığını, herhangi bir tahsilat da yapmadığını beyan etmesi, şikayetçi ve tanıkların birbirleriyle çelişen anlatımları karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, sanığın söz konusu … yerinde çalıştığı tarihlerin kesin olarak belirlenmesi, … yerinin birimlerinde görevlendirme prosedürlerine, olay tarihine ait hesaplara ve varsa sanığa görev yeri ve akaryakıt miktarı olarak yapılan teslimata dair tüm belge ve bilgilerin temin edilip, gerek görülürse alanında uzman bilirkişi marifetiyle bu belgeler üzerinde inceleme yaptırılmasından sonra, sonuçlarına göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.05.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.