Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25557 E. 2013/8721 K. 13.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25557
KARAR NO : 2013/8721
KARAR TARİHİ : 13.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklardan …’ın, … adına ruhsat kaydı bulunan, bu şahıs tarafından …’ya, Ümit tarafından da kendisine haricen satılan …Plaka sayılı Ford marka kamyon için sanık …’ı şoför olarak tuttuğu, sanık …’in … firmasının taşıma işlerini yapan katılan … Anonim Şirketi’ne…’a yapılacak mal sevkiyatı için müracaatta bulunduğu, kendisinden sürücü belgesi istendiğinde mağdur … adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesini ibraz ettiği; ancak daha önce benzer şekilde başkaları tarafından dolandırılan firmanın internet üzerinden sanık …’in ehliyet ve T.C. kimlik numarasından yaptığı araştırma sonucunda kimlik bilgilerinin sahte olduğunun ortaya çıktığı, sürücü belgesinin sahte olduğu ve iğfal kabiliyetini haiz olduğunun ekspertiz raporuyla tespit edildiği, böylece sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek nitelikli dolandırıcılık, sanık …’in de ayrıca resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Suçun sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Suça konu sürücü belgesi üzerinde inceleme yapılarak belgenin sahte olup aldatma kabiliyetini de haiz bulunduğuna dair Emniyet Kriminal Müdürlüğü’nün 17/02/2006 tarihli raporundaki tespitler karşısında, emanette olduğu anlaşılan belgenin ayrıca mahkemece yeniden tetkiki ve dosya içinde bulundurulmaması sonuca etkili olmadığından, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın, söz konusu aracı suç tarihinden önce haricen Ümit isimli kişiden satın alarak parasını verdiği, bu aracın çalıntı olmadığı, usulüne uygun olarak sanık …’ın eline geçtiğinin tespit edildiği, sanık …’ın, diğer sanığı olaydan önce de Evren ismiyle tanıdığı ve bu araçta şoför olarak çalışmak üzere istihdam ettiği, sanık …’in işe başladığı gün, katılan şirkete ait yükü taşımak üzere yola çıktığı, şirkete kendisini … olarak tanıttığı, daha önce dolandırıcılık olayına maruz kalan şirketin yaptığı araştırmada, ibraz edilen sürücü belgesinin sahte olduğunu tespit ettiği, sanık …’ın yük almak üzere, diğer sanıkla birlikte katılan şirkete gelmediğinin dosya kapsamıyla sabit olduğu, tek başına yük almaya giden sanık …’in, sahte belge ibraz edeceğini bildiğine dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığı, aracın plakasının ve ruhsatının gerçek olduğu, yapılacak küçük bir araştırmayla araç sahibinin kim olduğunun bulunabileceği, sanık …’in, sahte sürücü belgesini dolandırıcılık kastıyla elinde bulundurduğuna dair yeterli delil bulunmadığı, bu nedenlerle sanıkların dolandırıcılık kastıyla hareket ettiklerine dair mahkumiyetlerine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.