Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25575 E. 2013/8710 K. 13.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25575
KARAR NO : 2013/8710
KARAR TARİHİ : 13.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi ,mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, olay tarihinden on gün önce bankaya iş başvurusunda bulunan mağdur …’in bu başvuru sırasında doldurduğu formdaki kişisel bilgilerini belirlenemeyen bir şekilde ele geçirip mağdurun annesini ve mağduru, resmi kaydı oğlu adına olan fakat kendisi tarafından kullanılan telefonla arayarak Halk Bankası’nda bir yetkili olduğunu, mağdur …’in işe alınacak kişiler arasında olduğunu söylediği, her hangi biri tarafından bilinmesi mümkün olmayan mağdurun kişisel bilgilerini de telefonda onlara aktarıp gerçekte banka yetkilisi olduğu izlenimi yarattığı, birkaç aramadan sonra, mağdurun işe alınmasının kesinleştiğini, harç masrafı olarak 635.00 TL’nin bildirdiği banka hesap numarasına yatırmaları gerektiğini söylediği, ancak durumdan şüphelenen mağdurların bankayı arayıp memur alımında bu şekilde bir uygulama olmadığını öğrenmeleri ve banka müdürünün uyarısı üzerine parayı söylenen hesap numarasına yatırmadıkları, banka müdürünün “oyala onları” şeklindeki sözünü duyan sanığın telefonu kapattığı, sanığın böylece dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, suçun sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 13/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.