YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25576
KARAR NO : 2013/8715
KARAR TARİHİ : 13.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın,… iş merkezine giderek burada çalışmakta olan katılanın kayınpederi tanık …na adını … olarak tanıtıp, kendisinin Botaş Personel Müdürü olduğunu, temizlik işinde çalışacak bir bayan aradığını söylemesi üzerine tanık…’ın iş arayan gelini olan katılanı telefonla arayıp yanına çağırıp ona, Botaş şirketine işçi alımı ile ilgili bilgiler verdiği ve evraklarını tamamladıktan sonra kendisini işe alacağını söylediği, bu şekilde katılan ile birlikte işhanından çıkarak lise diplomasını almak için Milli Eğitim Müdürlüğüne gittikleri, katılanın evde diploma aslı olduğunu söyleyerek onu alıp gelmek üzere ayrıldıktan sonra tekrar… iş merkezi önünde buluştukları, sanığın, tanık…’a “sen bir saat izin al bizi burada bekle, gelip seni alacağız” dediği, tanık…’ın da tamam demesi üzerine sanık, katılan ve kayınvalidesi olan tanık …nin…’dan ayrılarak sağlık raporu almak üzere … Devlet Hastanesi’ne gittikleri bir ara sanığın katılana “bana üç adet nüfus cüzdanının fotokopisi, altı adet fotoğraf, 320 TL para ve cep telefonunu vermen lazım” demesi üzerine katılanın, üzerinde bulunan ve kendisine ait olan 11.67 gram 22 ayar olan altın bileziğini bozdurduğu, nüfus cüzdanı fotokopisi, fotoğraf, 320 TL para ve kendisine ait olan 352 274 013 874 628 imei nolu Nokıa 7610 marka cep telefonunu sanığa verdiği,katılanın lise diploması ve bilgisayar diplomasını almak üzere eve gittiğinde sanık ve tanık …nin yalnız kaldıkları, sanığın, tanık …ye … Devlet Hastanesinden Sağlık raporu aldırılmasını gerektiğini belirterek birlikte hastaneye gittikleri, burada şüphelinin tanık …ye “sen muhtarlığa git, gelininin ikametgahını çıkarttır, daha sonra beni hastanede bekle, ben de hastanedeki işleri yapacağım, eşin…’da zaten hastaneye gelecek” dediği, bunun üzerine tanık …nin ikametgah ilmuhabere almak üzere muhtarlığı gittiğinde, yalnız kalan sanığın katılan tarafından kendisine verilen 320 TL para, cep telefonu, fotoğraflar ve nüfus cüzdan fotokopileri ile birlikte olay yerinden ayrılarak izini kaybettirdiği, sanığın böylece dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşıldığından suçun sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Talimatla ifadesi alınan başka suçtan hükümlü olan sanığın, yasal haklarının hatırlatılmış olması, savunmasını yapacağını beyan ederek savunmasını yapmış olması, esas mahkeme huzurunda ifade vermek istediğine ilişkin bir talebinin olmaması nedeniyle, savunma hakkının kısıtlanmasından söz edilemeyeceğinden ve hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilerek adli para cezasının asgari hadden uzaklaştırılarak verilmiş olması nedeniyle bu gerekçeyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 13/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.