Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25578 E. 2013/8709 K. 13.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25578
KARAR NO : 2013/8709
KARAR TARİHİ : 13.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılanın çalıştığı iş yerinin bulunduğu yere gelerek “at yarışından anlayan var mı, at yarışı oynadım, tutturdum, kuponun ikramiyesi 1034 TL, hastam var acele para lazım” demesi üzerine, katılanın sanıkla konuşmaya başladıkları, birlikte ganyan sonuçlarını kontrol ettikleri, katılanın kupon için 500 TL teklif ettiği, sanığın kabul etmemesi üzerine birlikte ganyan bayii olan mağdur …’in yanına gittikleri, olay saatinde ganyan aletinin kapalı ve gece olması nedeniyle kuponu alıp sonuçları kontrol eden…’nın kupon karşılığı olarak katılana 900 TL verdiği, sanığın 880 TL’yi katılandan alarak olay yerinden uzaklaştığı, ertesi gün…ganyan kuponunu makineye sokup ikramiye çıkıp çıkmadığına baktığında ikramiye olmadığını görmesi üzerine ganyan kuponunu eline alıp kontrol ettiğinde, yapıştırmak suretiyle kuponda sahtecilik yapıldığını fark ettiği, katılanın, bu durum nedeniyle ganyan bayiine 500 TL para verdiği, mahkemece yapılan incelemede ganyan kuponundaki yapıştırmanın ilk bakışta hemen fark edildiği, böylece sanığın hile kullanmak suretiyle haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, suçun sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Talimatla ifadesi alınan sanığın, savunma sırasında başka suçtan tutuklu olmaması, yasal haklarının hatırlatılmış olması, savunmasını yapacağını beyan ederek savunmasını yapmış olması, esas mahkeme huzurunda ifade vermek istediğine ilişkin bir talebinin olmaması, katılanın sanığı, hem soruşturma hem de yargılama sırasında fotoğraftan kesin olarak teşhis etmiş olması nedeniyle bu gerekçelerle bozma isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla ”30 gün” ve ”600 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ”5 gün” ve ”100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.