Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25704 E. 2013/8846 K. 14.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25704
KARAR NO : 2013/8846
KARAR TARİHİ : 14.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcıılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; cadde üzerinde yürüyen müştekinin yanına gelerek, oğlunu tanıyorum, ona borcum var, parayı versem oğluna verir misin? diyerek cebinden çıkardığı 50 TL’yi müştekiye veren sanığın, daha sonra sende hiç para yok mu? diyerek müştekinin cebinden çıkardığı 300 TL ile birlikte kendi verdiği 50 TL’yi de müştekinin elinde alarak uzaklaştığı şeklindeki eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde suç vasfında yanılgıya düşülerek dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Yasanın CMUK 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 14/05/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.