Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25753 E. 2012/45200 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25753
KARAR NO : 2012/45200
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-2003 yılında işlenen dolandırıcılık suçuna ilişkin yapılan temyiz incelenmesinde;
2003 yılı olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’ un 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2-2004 yılında işlenen dolandırıcılık suçuna ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan durumu,
kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın Yağız köyü Delhemi mevkiinde bulunan 57 dekar arazisi için doğrudan gelir desteği almak için başvurmasına rağmen, tarımsal faaliyette bulunmayarak hile ile haksız kazanç elde ettiğinin iddia edildiği somut olayda;
1-Dolandırıcılık suçunun haksız kazancın elde edildiği tarihte işlenmiş olacağından, sanığa doğrudan gelir desteği ödemesinin hangi tarihte yapıldığı araştırılıp suç tarihi tam olarak tespit edildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Suçtan zarar gören şikayetçi kurumun katılma talebi bulunmaması ve katılma kararı verilmemesine rağmen,sanık hakkında katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyer hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. Maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.