Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25829 E. 2013/9343 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25829
KARAR NO : 2013/9343
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık … …’ın kendisini “…” ismi ile ve Milli İstihbarat Teşkilatı görevlisi olarak tanıtıp, katılan …’in şizofren hastası olan oğlunun tedavisi için telefonda … Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi eski başhekimi …yi aradığını söyleyerek telefonda karşı tarafa katılanın oğlu ile ilgili bilgi verip katılana …nın oğlu ile ilgileneceğini söyledikten sonra 1 Temmuz’da …’da resmi olarak göreve başlayacağını, maaşını ayın on beşinde alacağını, otel masrafını ödemesi gerektiğini söyleyerek katılandan bir miktar para istemesi, katılanın parasının olmadığını söyleyerek oğluna yardım edileceği inancı ile sanığa kredi kartlarını kullanması için vermesi, sanığın kredi kartı ile 700,00 TL para çekmesi; sanığın kendisini MİT görevlisi sıfatı ile tanıttığı tanık … vasıtasıyla tanıştığı katılan …’a kızının yüksek maliyet gerektiren tedavisini devlet imkanları ile yaptıracağını söyleyip ikna ederek 200 Euro para ile işleri yürütmek için kullanmak üzere katılanın aracını alıp bir süre kullanması, katılanlar ile tanıklar …, … ve …’nin birlikte oturup konuştuklarında sanığın farklı gerekçelerle hepsinden para aldığını anlayıp sanık hakkında yaptıkları araştırmada kendisini farklı soyisimle ve gerçekte öyle olmadığı halde MİT görevlisi olarak tanıtıp aldattığını anlayarak sanık hakkında şikayette bulunmaları şeklinde gelişen olayda, mahkemenin “dolandırıcılık” suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2)Sanık hakkında belirlenen hapis cezasının, seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan yasa maddesinin 5237 sayılı TCK.nun 50/1-a maddesi yerine anılan yasanın 52/2.maddesi olarak gösterilmesi suretiyle, CMK.nun 232/6.maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki adli para cezasının belirlenmesine ilişkin “B” fıkrasındaki “20 gün”, “16 gün”, “320,00 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün”, “4 gün”, “20,00 TL” ibarelerinin, “C” fıkrasındaki “50 gün”, “41 gün”, “820,00 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün”, “4 gün”, “20,00 TL” ibarelerinin eklenmesi; hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi ile ilgili kısımlardaki “52/2” ibarelerinin “50/1-a” olarak değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.