YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25853
KARAR NO : 2013/9328
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın olaydan 6-7 yıl kadar evvel bir arkadaşı vasıtasıyla tanıştığ…da bir bankada müdürlük yapan katılanı arayıp …’de uygun fiyatlı bir taşınmaz bulunduğunu, 200.000,00 ABD Doları peşinat vermeleri halinde işlemlere başlayıp bu işten kazançlı çıkacaklarını söylemesi üzerine katılanın hazırladığı para ile birlikte …’ye gelmesi, sanığın katılanı kimlik bilgileri belirlenemeyen … isimli bir şahısla karşılayıp birlikte taşınmazın bulunduğu yere gitmek üzere yola çıkmaları, yolda bir pastanede oturup çay içerlerken … isimli şahsın katılana “ne olur ne olmaz” diyerek yanlarında para ile gitmemelerini, kendisinin nasılsa sanık …’i tanıdığını,
…n kendilerini pastanede para ile beklemesini, ikisinin arsaya bakıp gelmelerini söylemesi üzerine, katılanın sanığı uzun süredir tanımasının da etkisi ile parayı sanık …’e teslim edip … isimli şahısla birlikte yürüyerek bir süre yürüdükten sonra …’nın bir binayı gösterip kendisinin satıcı şahsı alıp geleceğini söyleyip bir çöp kamyonunun oradan geçmesinden de faydalanarak katılana fark ettirmeden olay yerinden uzaklaşması, … isimli şahsı gözden kaybeden katılanın pastaneye dönüp sanık …’e baktığında sanığın da pastaneden para dolu çanta ile birlikte ayrıldığını öğrenerek kolluğa suç ihbarında bulunması şeklinde gelişen olayda, mahkemenin “dolandırıcılık” suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında adli para cezasının gün karşılığı belirlenirken uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK.nun 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki sanık hakkında uygulanan adli para cezası gün karşılığının belirlendiği kısıma “TCK.nun 52/2 maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.