YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25925
KARAR NO : 2013/10537
KARAR TARİHİ : 05.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık(değişen suç vasfıyla güveni kötüye kullanma)
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın zararı giderilmediği anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “zarar giderilmiş olma” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda;
Sanığın, müştekinin satın aldığı aracının tescil işlemlerini yapmak için vekaletname ve 210 TL aldığı halde işlemi yaptırmayıp parayıda geri vermemekten ibaret eyleminin 5237 Sayılı TCK’nun 155/1 maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı madde ile uygulama yapıması
Kabule göre de
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan belirlendiği halde yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle adli para cezası tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılmak suretiyle tespit edilerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.