Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25984 E. 2013/9591 K. 23.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25984
KARAR NO : 2013/9591
KARAR TARİHİ : 23.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın …ilçesinde Laverda marka biçerdöverlerin bayiliğini yaptığı, katılanında aynı marka biçerdöverini harç payı olarak tabir edilen parçayı almak için internetten araştırma yaptığı sırada sanığın işyerinde bu parçanın olduğunu görmesi üzerine irtibata geçtiği, sanığın söz konusu parçayı Rusya’dan getireceğini söyleyerek katılan ile anlaşma yaptığı, sanığın isteği üzerine katılanın kendisine ve tanıklar….., … adına toplam 10.650 TL para havale ettiği, belli bir süre geçmesine rağmen malın temin etmediği gibi katılana 15.000 Tl bedeli sahte senet gönderdiği iddia edilmiş ise de; sanığın söz konusu senedin kendisi tarafından müştekiye verilmediğini savunması, bilirkişi incelemesinden de, senetteki yazı ve imzaların sanık …’ın eli ürünü olmadığı anlaşılması karşısında,sanığın suça konu senedi tanzim ettirdiği ve gönderdiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, ayrıca sanığın katılan tarafından kendisine paralar gönderip anlaşma gereği istenilen eşyanın teslim edilmemesi üzerine borç miktarı kadar 10.650 TL senedi tanzim ederek katılana verdiği, borcu samimi şekilde kabullenerek, 6500 TL ödeme yaptığını, kalanı da ödeyeceğini söylediği, sanığın başlangıçtan beri dolandırıcılık kastıyla hareket etmediği, dolandırıcılık suçunun oluşması için, karşı tarafın iradesinin hileli davranışlarla etkilenmiş ve aldatılmış olması gerektiği, sanık ve katılan arasındaki anlaşma gereğince sanık tarafından edimin yerine getirilmemesi ve aldığı parayı da iade etmemesi nedeniyle … hukuki ilişki dışında, hile oluşturan bir davranış bulunmadığı gerekçeleriyle, sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.