YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26014
KARAR NO : 2013/9585
KARAR TARİHİ : 23.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, asker arkadaşı olan ve kuyumculuk yapan katılan ile telefonla görüşerek elindeki düğün altınlarını kendisine satmak amacıyla …’ye çağırdığı, …’ye gelen katılana bir adet numune altın gösterdiği ve altının gerçek olduğunu görerek ikna olan katılanın memleketine döndüğü, bilahare görüşme sonrası katılanın altınları almak amacıyla yeniden … iline geldiği, sanığın otogarda buluştuğu katılan ile bir evin önüne giderek eşinin parayı görmeden altınları vermek istemediğini bildirmesi üzerine sanık ile katılanın pazarlık sonucu 150 tane yarım altın karşılığı 29,000 YTL bedel ile anlaştıkları ve birlikte Yapı Kredi Bankası Bayramyeri Şubesine giderek katılanın banka şubesinden 27,000 TL para çektiği ve kendisindeki 2,000 TL de olmak üzere toplam 29,000 TL’yi sanığa verdiği, “altınları getirmeye gidiyorum” diye katılanın yanından ayrılan sanığın bir daha geri dönmediği, böylelikle sanığın hileli söz ve davranışlarla ikna ettiği müştekiden haksız menfaat temin ettiği anlaşılmakla, dolandırıcılık suçunun sübut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.