Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/26080 E. 2011/4778 K. 17.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26080
KARAR NO : 2011/4778
KARAR TARİHİ : 17.10.2011

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel Belgede Sahtecilik, Devlete Ait Mühürler ve Damgalarla Sair Alametlerin Taklidi, Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Evrakta Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat, Düşme, Karar verilmesine yer olmadığına dair karar

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar …, …, … hakkında hükmolunan ceza miktarlarına göre, sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318.maddesi uyarınca reddine,
Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan dava açılmasına karşın karar verilmediği anlaşılmış ise de zamanaşımı süresi içinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … hakkında Yargıtay 6.Ceza Dairesi’nin 15.02.2002 gün ve… Karar sayılı ilamı ile temyiz incelemesi yapılan, aynı mahkemenin 24.04.2001 gün 261 Esas ve 93 sayılı kararına konu edilmediği ve bozma kararı sonrasında da adı geçen kişilerle ilgili bu konularda açılmış ya da birleştirilmiş bir dava ve hüküm olmadığı halde “sahtecilik” ve “sahte mühür kullanmak” suçlarından beraat kararı verildiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair karar yok hükmünde olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Sanık … hakkında Dolandırıcılığa Teşebbüs suçundan verilen düşme, sanık … hakkında Resmi Belgede Sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanıklar …,… …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında Dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet, … hakkında Bayındırlık Bakanlığına karşı dolandırıcılık suçundan, sanık … hakkında Resmi Belgede Sahtecilik suçundan sanık …, … ve … hakkında mühürde sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararlarının temyiz incelemesinde,
Sanıklar …,… …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’a atılı Nitelikli Dolandırıcılık suçunun gerektirdiği cezaların miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerine göre, hesaplanan 7,5 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu,
Sanık … hakkında Resmi Belgede Sahtecilik suçundan verilen beraat kararının, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. Ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uyguluma Şekli Hakkında Kanunun 9.maddeleri hükümleri karşısında; sanığa atılı “resmi belgede sahtecilik” suçunun, hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren ve sanığın lehine olan 5237 Sayılı TCK.nun 204/1 maddesindeki cezasının miktarına göre tabi olduğu, aynı kanunun 66/1-e maddesinde belirtilen sekiz yıllık asli dava zamanaşımı süresinin sorgu tarihi olan 18.06.2001’den inceleme tarihine kadar dolduğu,
Sanık …, … ve … hakkında mühürde sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararlarının suç tarihinden inceleme tarihine kadar 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilerek kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmakla; hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK 322.maddesinin verdiği yetkiyi dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nun 223/8.maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
3- Sanık … hakkında Dolandırıcılık suçundan,

Sanıklar …, … hakkında Özel Belgede Sahtecilik ve Sahte Mühür Kullanmak suçlarından, Sanıklar …, …, …, …, …’ın haklarında üzerlerine yüklenen sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından haklarında daha önce karar verildiğinden bahisle “karar verilmesine yer olmadığına” dair kararlarının temyiz incelemesinde,
Ceza Genel Kurulunun 19.12.2000 gün ve 2000/5-256 ve 262 sayılı kararında ve Ceza Genel Kurulunun uyum ve süreklilik gösteren diğer kararlarında belirtildiği gibi bozma kararı ile yerel mahkemenin kararının tümüyle ortadan kalktığı ve yerel mahkemenin yeniden hüküm kurması gerektiği halde;
a- Sanık … hakkında Dolandırıcılık suçundan, sanıklar … ve … hakkında Özel Belgede Sahtecilik ve Sahte Mühür Kullanmak suçlarından sanıklar …, … ve … haklarında Resmi Belgede Sahtecilik suçlarından daha önce karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi bozmayı gerektirdiğinden 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK.’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak;
Sanık … ve … hakkında Dolandırıcılık suçundan, sanıklar …, … hakkında Özel Belgede Sahtecilik ve Sahte Mühür Kullanmak suçlarından, Sanıklar …, …, … haklarında mühürde sahtecilik suçundan suç tarihinden inceleme tarihine kadar 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen 7,5 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
b- Sanıklar …, …, …, … ve … haklarında açılan Resmi Evrakta Sahtecilik suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken bozma kararından sonra birleşen dosyalarda bu suçlardan dava açılmasına rağmen daha önce karar verildiğinden bahsedilerek karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi,

Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.