YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26095
KARAR NO : 2013/9407
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç üstlenme, Nitelikli dolandırıcılık (Değişen suç vasfına göre resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan), Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜM : Beraat, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Dair Karar
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar … ve … hakkında suç üstlenme, nitelikli dolandırıcılık(değişen suç vasfına göre resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan) suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 gün ve 2009/4-13 Esas, 2009/12 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere ceza yargılamasında yasa yolu, tarafların istemlerine göre değil, yasanın sistematiği ve normları dikkate alınarak belirlenmelidir. Yasada, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı başvurulabilecek yasa yolu hiçbir istisnaya yer vermeksizin açıkça itiraz olarak belirtilmiş olmakla, Yasanın öngörmediği bir istisnayı yargı kararları ile yaratmak, suçun niteliği veya sübuta yönelik başvuruların, yasa yolunu temyiz olarak değiştireceğini kabul etmek olanaksızdır.
5271 Sayılı CMK’un 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’un 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanık … hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen beraat kararının temyiz incelemeside;
5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” araç kullanamayacak kişinin, bu halde araç kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde araç kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farlılıkları da elimine edebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin, bilimsel olarak kabulü gerektiği anlaşılmakla;
Somut olayda; olay tarihinde alkollü olduğu anlaşılan ancak alkol raporu aldırılmamış olan sanığın sevk ve idaresinde bulunan… plakalı araç ile seyir halinde iken aracın yoldan çıkıp yol kenarındaki telefon direğine çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiği anlaşılmış olup; olay yeri tespit tutanağı ve dosya içeriğindeki bilgilere göre; sanığın almış olduğu alkolün etkisiyle güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve kazanın alkolün etkisiyle meydana geldiğine dair bir delil ve sanığın dışa yansıyan davranışları ile ilgili bir tespit bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki eksik incelemeye dayalı olarak hüküm verildiği düşüncesiyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 21.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.