Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/26115 E. 2013/9412 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26115
KARAR NO : 2013/9412
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Emlakçılık yapan sanıkların, katılanın babasına ait taşınmazın satış işlemleri için aracılık yaptıkları, ancak katılanın babası olan …’nın satış işlemleri esnasında yaşlılık nedeniyle fiil ehliyeti bulunmadığı ve sonradan “Demans (bunama) psikotik bozukluk” hastalığı nedeniyle vesayet altına alındığı, sanıkların mağdur …’nın bu durumundan faydalanarak gayrimenkulü değerinin altında tanık …’e 70.000 TL’ye sattıkları ve bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda;
1-Sanık … hakkında verilen beraat kararına yönelik temyi itirazlarının incelenmesinde;
Mağdur … ile tanık … arasında yapılan gayrimenkul alım-satım sözleşmesine göre taşınmazın 70.000 TL bedelle satıldığı, bunun 3.000 TL’sinin sanıklara komisyon olarak bırakılmasına karar verildiği, 57.000 TL’sinin tanık … tarafından nakit olarak verilip kalan 10.000 TL’si için de 25 adet 400 TL’lik senet verdiği, mağdur …’nın hesabına yatan paralardan bir kısmını çektiği, tapuda devir işlemleri sırasında mağdur …’nın bizzat bulunduğu ve
yaşı nedeniyle akli dengesinin yerinde olup olmadığına dair herhangi bir rapor istenmediği, bu eksikliğin sanıklar aleyhine değerlendirilemeyeceği, bu eksiklik nedeniyle katılanın sonradan tapu iptali ve tescil davası açtığı, ayrıca … 12. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen tespit davasında alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazın satış tarihinde 78.750 TL değerinde olduğu, mağdur ile tanık arasında yapılan pazarlık sonucu taşınmazın 70.000 TL’ye satıldığı, sanıklar veya tanık … tarafından elde edilmiş haksız bir menfaatten de söz edilemeyeceği, sanık …’ın bu satış işleminden 3.000 TL komisyon almaktan ibaret hukuki ihtilaf mahiyetindeki eylemleri nedeniyle, unsurları itibariyle oluşmayan nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, O yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında verilen beraat kararına yönelik temyi itirazlarının incelenmesinde;
Elektronik ortamda(UYAP) mernisten alınan 17/05/2013 tarihli nüfus kayıt örneğine göre sanığın, hüküm tarihinden sonra 23/10/2012 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.