YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26120
KARAR NO : 2013/9565
KARAR TARİHİ : 23.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılığa Teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılan …’nün evine giderek, bankadan geldiğini, bankanın şefi olduğunu, bir miktar para vereceğini, bunun için eşine ait kimliğin gerektiğini belirtip katılandan eşinin kimliğini istediği, katılanın eşine ait kimliği sanığa verdiği, bir müddet kimliğe bakan sanığın akabinde katılana iade ettiği, daha sonra katılana bankaya birlikte gidelim, parayı sana vereyim dediği, ancak katılanın sanıktan şüphelenmesi nedeniyle teklifini kabul etmediği ve durumu polise bildirdiği, daha sonra olay yerinden ayrılan sanığın, markete alış veriş yapmak için giden katılan …’ın yanına gelerek, eşini tanıdığını, kendine her ay 300 TL maaş bağlatacağını, ancak bankada parasının olması halinde maaş bağlatmasının mümkün olmadığını, bunun için bankada bulunan parasını çekip hemen yanına gelmesi halinde kendisini maaş için yazdıracağını söylediği, ancak katılanın sanıktan şüphelenmesi üzerine teklifini kabul etmediği ve durumu kolluğa bildirdiği olayda,
1-Sanığın katılanlara söylediği sözler ve bulunduğu vaatler karşılığında kendisine veya başkasına ne şekilde menfaat temin etmeye çalıştığı ve bu çerçevede müsnet suçun ne şekilde oluştuğu açıklanmadan yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
2-Adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında, denetime olanak verecek şekilde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden, şartları bulunmadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.