YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26129
KARAR NO : 2013/9569
KARAR TARİHİ : 23.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların, 06/05/2010 tarihli asıl karara karşı 15/12/2010 ve 22/12/2010 gününde eski hale getirme talebinde ve temyiz isteminde bulundukları anlaşılmakla, 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK’un 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olması karşısında, mahkemenin eski hale getirme ve temyiz taleplerinin reddine ilişkin verdiği 17/12/2010 ve 29/12/2010 tarihli ek kararların ve sonradan yapılan tüm işlemlerin hukuki değerden yoksun bulunduğu kabul edilip bu kararlar ve işlemler kaldırılmak suretiyle ve sanıkların yokluğunda verilen gerekçeli kararın kendilerine zorunlu müdafii atandığından haberdar olmayan sanıklara usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi nedeniyle sanıkların temyiz istemlerinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların, güven tesis etmek için düzgün giyinip, yakınlarına ait bir aracı da alıp katılana ait işyerine gittikleri, burada kendilerini …isimli bir şirketin satış temsilcisi olarak tanıtıp 500 TL’lik malzeme satın aldıkları, akabinde katılana kendilerine ait olmayan telefon numaralarının bulunduğu kartviziti ve sahte işyeri adresi verip, aldıkları malzemelerin parasını bir hafta sonra ödeyeceklerini söyleyip gittikleri, vadesi geldiği halde alacağını tahsil edemeyen katılanın yapmış olduğu araştırma sonucunda sanıkların vermiş oldukları adresin ve belirtmiş oldukları şirketin olmadığını öğrendiği ve bu çerçevede satmış olduğu malzemelerin parasını alamadığı olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23.5.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.