YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26135
KARAR NO : 2013/9267
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların şikayetçilerin oturdukları… köyünde muhtar olan tanık…un evine giderek Milli Eğitim Müdürlüğü’nden geldiklerini, yanlarında getirdikleri kitapları satın almaları halinde devletin, okuyan çocuklarına maaş bağlayacağını söyledikleri, okuma yazması olmayan şikayetçilerin kitap satış sözleşmesini çocuklarının maaş alabilmesi için sanıklara inanarak imzaladığını, kayıt parası adı altında sanıkların istediği 10 TL’yi verdiklerini, sanıkların verdikleri koliyi evde açtıklarda kitap olduğunu gördüklerini, köyün öğretmenine sözleşmeyi gösterdiklerinde borçlandırıldıklarını öğrendikleri iddia edilen olayda, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi için; şikayetçilere verilen kitaplar incelettirilip niteliğinin ve değerinin tespiti yaptırılarak, şikayetçilerin okuma yazma bilip bilmediği, olay sırasında muhtarın evinde bulunan köy halkından diğer kişiler dinlenip imzalatılan belgenin içeriği hakkında bilgi sahibi olup olmadıkları araştırılarak, sanık …’ın temyiz dilekçesinde belirttiği borcu ödeyen köy halkından Müslüm Yel’in tanık sıfatıyla olayla ilgili beyanı alınıp, sözleşmenin imzalanması sırasında şikayetçilerin yanında olup olmadığı ve sözleşme içeriğini bilip bilmedikleri hususu da sorularak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanıkların şikayetçilerden aynı anda menfaat temin ettiğinin anlaşılması karşısında; aynı suçu birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlemesi nedeniyle, zincirleme suç hükümleri gereğince sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 43/2.maddesi delaletiyle 43/1. maddesinin tatbikinin gerektiği gözetilmeyerek, yazılı şekilde mağdur sayısınca mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/05/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.