Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/26175 E. 2013/9264 K. 20.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26175
KARAR NO : 2013/9264
KARAR TARİHİ : 20.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar ….. ve … hakkında verilen hükme yönelik incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın evlenmek maksadı ile tavsiye üzerine sanık …’in evine gittiği ve evlenebileceği bir bayan bulmasını istediği, sanık …’ın “tamam, senin boyuna göre bir eş bulurum” dediği ve telefon açarak sanık …’i evine çağırdığı, eve gelen sanık … ile katılanı evinde görüştürdüğü, katılan ile sanık …’in evlenme hususunda anlaştıkları, katılanın sanık …’a taksi tutması için 40,00-YTL para verdiği, yine …..’ın “para olmadan kadın gitmez” diyerek, katılandan 1.500,00-YTL istediği, katılanın ise, Kemal ile birlikte …’ın evine gidererek, sanık …’e 1.500,00-YTL verdiği, sanık …’in bu parayı borcu olduğunu söyleyerek sanık …’ya verdiği ve sonrasında katılanın, sanık …’i alarak evine getirdiği, burada gayri resmi nikah yaptırdıkları, sanık … ve katılanın beş gün birlikte kaldıkları, bu süre içerisinde katılanın ….’e 500,00-YTL daha verdiği, 14.09.2006 tarihinde ise sanık …’in, …’nın mevlidi var diyerek ……’ye gittiği ve bir daha eve geri dönmediği olayda, dolandırmak kastıyla hareket ettiklerine dair delil elde edilemediğinden sanıkların eyleminin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatlerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında verilen hükme yönelik incelemede;
Sanık …’ın hüküm tarihinden sonra 12/08/2010 tarihinde vefat ettiğinin UYAP’tan temin edilen 17.05.2013 tarihli nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK.nun 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilip verilmeyeceğinin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.