Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/26201 E. 2013/9425 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26201
KARAR NO : 2013/9425
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Kendisini… Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin yetkili temsilcisi olarak tanıtan sanığın, şirket adına çek keşide etme yetkisi bulunmamasına rağmen şirkete ait çek hesabından 30.06.2006 tarihli 8.260 TL bedelli çeki keşide edip ticaret ilişkisi içerisinde olduğu katılan … Hizmetleri Ltd. Şti. yetkilisine verdiği, çekin bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız çıktığı, böylece sanığın çek keşide etme yetkisi olmamasına rağmen suça konu çeki keşide ederek resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda;… Turizm Şirket yetkilisi olan tanık…’ün şirket işlerini idare etmesi için sanığı 20.12.2004 tarihli vekaletnameyle vekil tayin ettiği, ancak vekaletnamede çek

keşide etme yetkisi verilmediği, tanık…’ün ifadesinde sanığa sözlü olarak çek keşide etme yekisi verdiğini, düzenlenen vekaletnamede bu hususun unutulduğunu beyan ettiği, sonradan bankaya yazılan yazıyla sanığa çek keşide etme yetkisi tanındığı, ayrıca katılan tarafından yapılan icra takibinde borca veya imzaya itiraz edilmediği ve takibin kesinleştiği anlaşıldığından, sanığın dolandırıcılık ve sahtecilik kastıyla hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilmediğinden verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 21.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.