YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26204
KARAR NO : 2013/9419
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz Senedi Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Sanığın banka kredisiyle satın almış olduğu aracını katılana satıp karşılığında 26.750 TL’lik senet aldığı, araç üzerindeki rehnin sanık tarafından kaldırılmaması nedeniyle katılanın aracı geri iade ettiği, sanığın da araç karşılığında aldığı senedi icra takibine koyduğu ve bu suretle bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediği iddia olunan somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1-Sanığın icra takibi yaptığı suça konu senede ilişkin ödeme emrinin 07.07.2006 tarihinde düzenlendiği, katılanın ise 12.01.2007 tarihinde şikayette bulunduğu, bedelsiz senedi kullanma suçunun ise 5237 sayılı TCK’nın 156. maddesi uyarınca takibi şikayete bağlı olan suçlardan olduğu, aynı kanunun 73. maddesi uyarınca altı aylık şikayet süresinin fiilin öğrenilmesiyle başlayacağı anlaşılmakla; icra takip dosyası getirtilip ödeme emrinin katılana tebliğ edildiği tarih belirlendikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Gerekçeli kararda iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlere yer verilmeyerek 5271 sayılı CMK’nın 230/1.a maddesine muhalefet edilmesi,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 20 tam gün olarak tayin edilmesi,
4-Suç tarihi itibariyle bedelsiz senedi kullanma suçunun uzlaşma kapsamında bulunduğunun anlaşılması karşısında, uzlaşma hükümleri yerine getirilmeden, duruşmaya devam edilerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
5-5237 Sayılı Yasanın 53. maddesi 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
6-Adli emanette kayıtlı olan suça konu senedin ilgilisine iadesi yerine tarafların hukuki haklarını kısıtlayacak şekilde dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 21.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.