YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26249
KARAR NO : 2013/9432
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bismil ilçesi Ambar Köyünde çiftçilik yapan sanıklardan hakkında mahkumiyet kararı verilen ve temyiz kapsamı dışında bulunan sanık …’in, çiftçi kayıt sistemi ve prim kayıt sistemi kayıtlarına göre 100.000 m2, aynı parselde sanık …’in 187.000 m2, yine aynı parselde sanık …’in ise 200.000 m2 alanda küntlü pamuk ektiklerine dair bildirimde bulundukları, elde ettikleri pamukları … Tekstil Yağ Gıda Tarım Ltd. Şti.’ne sattıklarına dair ayrı ayrı müstahsil makbuzları ibraz ettikleri ve toplam 223.900 kg küntlü pamuk için 76.264,20 TL destekleme primi tahakkuk ettirilerek sanıkların banka hesabına yatırıldığı, yapılan keşifte ise toplamda 242.567 m2’lik alanda fiilen pamuk ekimi yapıldığının tespit edildiği, sanıkların haksız olarak hazineden 38.278,20 TL pamuk destekleme primi almaya çalıştıkları ancak durumun tespit edilmesi üzerine parayı alamadıkları ve bu şekilde nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs etme suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda ;
Sanıkların İlçe Tarım Müdürlüğü’ne beyan ettikleri arazi ve pamuk miktarı ile yapılan tespitler arasındaki farkın yüksek olması ve sanıkların ayrı ayrı beyanda bulunarak ayrı ayrı müstahsil makbuzları ibraz etmeleri, pamuk destekleme priminin sanıkların hesabına yatırılmış ve ayrıca temyiz kapsamında olmayan sanık … hakkında mahkumiyet kararı verilmiş olması karşısında; gerçeğin kuşkuya mahal vermeksizin tespiti bakımından, öncelikle sanıklar hazır edilerek mahallinde kadastro ve ziraat bilirkişileri eşliğinde keşif yapılıp, konu hakkında bilgisi olan tanıklarla mahalli bilirkişiler dinlenmek suretiyle sanıkların suç tarihi itibariyle pamuk ekimi yapıp yapmadıkları tespit edildikten sonra, sanıkların beyanları ile pamuk ekimi yapılan yerlerin mevkii ve yüzölçümü itibariyle uyup uymadığı, beyan edilip de daha önce yapılan tespitlerden farklı yerlerin olması halinde gerektiğinde bu yere ait uydu görüntülerinden de yararlanılarak, suç tarihi itibariyle ne kadarının pamuk ekili olduğu tespit edilip, tespit edilen ekili alanın toprak yapısı ve sulama imkanları doğrultusunda elde edilebilecek toplam pamuk miktarının belirlenmesi, ayrıca suça konu 26.11.2006 tarihli müstahsil makbuzlarının sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı olup olmadıklarına ilişkin bilirkişi raporu aldırılması, sanıkların kolluktaki ifadeleriyle mahkeme huzurunda yapmış oldukları savunmaları arasında çelişkiler de giderildikten sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, sanıklar hakkındaki delillere ne şekilde itibar edilmediği karar yerinde tartışılmaksızın, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen … ile beraatlerine karar verilen sanıklara yönelik gerekçeler de karıştırılmak suretiyle eksik inceleme,yetersiz ve çelişkili gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.